Yatırım kararları alınırken çoğu zaman ilk odaklanılan nokta potansiyel getiriler olur.
Yatırım kararları alınırken çoğu zaman ilk odaklanılan nokta potansiyel getiriler olur. Ancak sürdürülebilir bir portföy yönetiminin ve finansal huzurun en kritik ayağı, yatırılan sermayenin üstlendiği risk seviyesini doğru anlamaktan geçer. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri gereği, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm yatırım fonlarının yatırımcılara sunduğu en şeffaf metriklerden biri Fon Risk Değeri (Risk Skalası) olarak öne çıkar.
Bu rehber yazımızda; fon risk değerinin ne anlama geldiğini, 1 ile 7 arasındaki skala sisteminin nasıl hesaplandığını, kendi risk profilinize uygun fon seçimini nasıl yapacağınızı ve Katılım Finans ilkelerine uygun fonlarda risk yönetiminin mantığını tüm detaylarıyla ele alıyoruz.
Fon Risk Değeri, bir yatırım fonunun geçmiş dönemlerde gösterdiği fiyat dalgalanmalarını (oynaklık/volatilite) esas alarak, fonun taşıdığı risk seviyesini 1’den 7’ye kadar olan bir skala üzerinde gösteren standart ölçüttür.
Fon risk değeri hesaplanırken fonun haftalık veya günlük getirilerinin standart sapması (oynaklığı) baz alınır. Skala 1’den 7’ye doğru yükseldikçe fonun içerdiği risk ve fiyat hareketliliği de artar:
Önemli Not: Risk değerinin düşük olması "hiç zarar etmeme" garantisi vermediği gibi, yüksek olması da "kesinlikle kaybettireceği" anlamına gelmez. Yüksek risk değeri, fonun fiyatının kısa süreler içinde yukarı veya aşağı yönlü geniş bir bantta dalgalanabileceğini gösterir.
Evet, fon risk değeri sabit bir sayı değildir. Son 1 yıllık veya dönemsel fiyat hareketlerinin oynaklığına göre düzenli olarak yeniden hesaplanır:
Fon yönetim şirketleri, risk değerindeki değişiklikleri izahname güncellemeleri ve KAP duyuruları aracılığıyla kamuoyuna bildirir.