• Ziya Gökalp Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı Mall Of İstanbul Offıce Binası Kat:13 No:108 Başakşehir/İstanbul
  • info@24portfoy.com.tr

Pre-Money ve Post-Money Değerleme Nedir? Fark Hissenizi Nasıl Etkiler?

Pre-Money ve Post-Money Değerleme Nedir? Fark Hissenizi Nasıl Etkiler?

Gelin pre-money ve post-money değerlemenin ne olduğunu, aralarındaki farkın pay oranlarını nasıl değiştirdiğini ve yatırım turlarını okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini birlikte inceleyelim.

 

Bir girişim yatırım turuna çıktığında masadaki ilk soru çoğu zaman şudur: “Şirketin değeri ne kadar?” Cevap bir rakam gibi görünür ama aslında iki ayrı rakam vardır. Yatırım gelmeden önceki değer ve yatırım geldikten sonraki değer. Bu iki kavramı karıştırmak, yatırımcının ya da girişimcinin beklediğinden çok farklı bir pay oranıyla karşılaşmasına yol açabilir.

 

Gelin pre-money ve post-money değerlemenin ne olduğunu, aralarındaki farkın pay oranlarını nasıl değiştirdiğini ve yatırım turlarını okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini birlikte inceleyelim.

Pre-Money Değerleme Nedir?

Pre-money değerleme, bir girişimin yeni yatırım almadan hemen önceki değeridir. Yatırım turundaki yeni sermaye bu rakama dahil değildir. Yatırımcı ile girişimin üzerinde anlaştığı “başlangıç değeri” olarak düşünülebilir.

Değerleme, kesin bir ölçüm değil, taraflar arasında müzakere edilen bir tahmindir. Girişimin ürünü, ekibi, pazar fırsatı, gelir durumu ve büyüme verileri gibi unsurlar bu müzakereyi etkiler. Hiçbir değerleme yöntemi tek başına “doğru” rakamı vermez.

Post-Money Değerleme Nedir?

Post-money değerleme, yatırım şirkete girdikten sonraki değerdir. Basit bir formülle hesaplanır:

Post-money değerleme = Pre-money değerleme + Yatırım tutarı

Yatırımcının şirketteki pay oranı da post-money değer üzerinden bulunur:

Yatırımcının payı = Yatırım tutarı ÷ Post-money değerleme

Bu formülün püf noktası, payın pre-money’ye değil post-money’ye bölünerek hesaplanmasıdır. Burada yapılan hata çok yaygındır.

Rakamlarla Bir Örnek

Aşağıdaki sayılar tamamen varsayımsaldır ve yalnızca hesaplama mantığını göstermek için kullanılmıştır. Herhangi bir girişimin, yatırımın ya da fonun gerçek verisini temsil etmez.

Bir girişimde toplam 1.000.000 pay bulunduğunu, mevcut ortakların payların tamamına sahip olduğunu ve taraflarca pre-money değerlemenin 8.000.000 TL kabul edildiğini varsayalım. Bir yatırımcının 2.000.000 TL yatırım yapmak istediğini düşünelim.

  • Post-money değerleme: 8.000.000 + 2.000.000 = 10.000.000 TL
  • Yatırımcının payı: 2.000.000 ÷ 10.000.000 = %20
  • Mevcut ortakların yeni payı: %100 − %20 = %80

Pay fiyatı üzerinden de aynı sonuca ulaşılır:

  • Pay başı fiyat: 8.000.000 ÷ 1.000.000 = 8 TL
  • Yeni ihraç edilecek pay: 2.000.000 ÷ 8 = 250.000 pay
  • Toplam pay sayısı: 1.250.000
  • Yatırımcının oranı: 250.000 ÷ 1.250.000 = %20

Sık Yapılan Hesap Hatası

Birçok kişi payı pre-money üzerinden hesaplar: 2.000.000 ÷ 8.000.000 = %25. Bu yanlıştır. Yeni sermaye şirkete girdikten sonra toplam değer büyüdüğü için doğru payda post-money değerdir. Hata, özellikle sözlü konuşmalarda “8 milyon lira değerlemeyle 2 milyon yatırım” ifadesinin hangi değerleme türünü kastettiğinin belirtilmemesinden doğar.

Aynı Yatırım, Farklı Değerleme: Hisseye Etkisi

Aynı 2.000.000 TL’lik yatırımın, farklı pre-money değerlemelerde mevcut ortakların payını nasıl değiştirdiğine bakalım. Rakamlar yine varsayımsaldır.

Pre-money 6.000.000 TL olursa:

  • Post-money: 8.000.000 TL
  • Yatırımcının payı: 2.000.000 ÷ 8.000.000 = %25
  • Mevcut ortakların payı: %75

Pre-money 8.000.000 TL olursa:

  • Post-money: 10.000.000 TL
  • Yatırımcının payı: %20
  • Mevcut ortakların payı: %80

Pre-money 12.000.000 TL olursa:

  • Post-money: 14.000.000 TL
  • Yatırımcının payı: 2.000.000 ÷ 14.000.000 ≈ %14,3
  • Mevcut ortakların payı: yaklaşık %85,7

Görüldüğü gibi, aynı tutarda sermaye için pre-money değerleme yükseldikçe yeni ihraç edilen payın oranı düşer, mevcut ortakların payı daha az seyrelir.

Yüzde Düşse de Değer Düşmez

Pay oranının azalması tek başına bir değer kaybı anlamına gelmez. Örnekteki 8.000.000 TL pre-money senaryosuna dönelim:

  • Yatırım öncesi: Mevcut ortaklar şirketin %100'üne sahip, değer 8.000.000 TL. Kağıt üzerindeki payın değeri 8.000.000 TL.
  • Yatırım sonrası: Mevcut ortaklar %80'e sahip, şirketin değeri 10.000.000 TL. Payın değeri 0,80 × 10.000.000 = 8.000.000 TL.

Kağıt üzerindeki değer değişmemiştir, ama şirketin kasasına 2.000.000 TL yeni sermaye girmiştir. Bu sermayenin ürün geliştirme, ekip ya da büyüme için nasıl kullanılacağı ve şirketin değerini artırıp artırmayacağı ise önceden bilinemeyen bir sonuçtur. Değerleme rakamı bir beklentiyi yansıtır, gerçekleşmesi garanti edilmez.

Değerlemeyi Etkileyen Faktörler

Bir girişimin pre-money değerini belirlerken tarafların baktığı başlıca unsurlar şunlardır:

  1. Girişimin aşaması: Fikir, prototip, ilk gelir ya da ölçeklenme aşamasında olması değerleme beklentilerini farklılaştırır.
  2. Ekip: Kurucuların deneyimi, tamamlayıcı yetkinlikleri ve işe bağlılığı.
  3. Pazar fırsatı: Hedef pazarın büyüklüğü ve büyüme dinamikleri.
  4. Gelir ve büyüme verileri: Varsa gelir, müşteri sayısı, müşteri kaybı ve büyüme hızı gibi göstergeler.
  5. Rekabet ve farklılaşma: Ürünün rakiplerden ayrışan yönleri ve savunulabilirliği.
  6. Piyasa koşulları: Genel yatırım iklimi ve benzer girişimlere yönelik yatırımcı ilgisi.
  7. Fikri mülkiyet ve teknoloji: Patent, özgün yazılım gibi varlıkların niteliği.

Değerlemede kullanılan yöntemler (karşılaştırmalı analiz, gelir odaklı modeller, aşamaya göre kural tabanlı yaklaşımlar vb.) tahmine dayanır ve kullanılan varsayımlara göre sonuçlar önemli ölçüde farklılaşabilir.

Çalışan Opsiyon Havuzu: Değerlemeyi Etkileyen Bir Ayrıntı

Yatırım turlarında sık karşılaşılan bir konu, çalışan opsiyon havuzunun değerlemeye nasıl yansıtıldığıdır. Havuz yatırımdan önce oluşturulup pre-money kapsamında sayılırsa, yeni payların oranı hesaplanırken bu havuz da toplam pay sayısına dahil edilir. Bu durumda “görünen” pre-money değerleme ile mevcut ortakların fiilen aldığı “etkin” değerleme birbirinden farklılaşabilir.

Bu nedenle bir değerleme rakamını duyduğunuzda şu soruları sormak yerinde olur:

  • Bu rakam pre-money mi, post-money mi?
  • Opsiyon havuzu hesaba nasıl katılıyor?
  • Pay sayısı hesaplanırken çevrilebilir araçlar ve opsiyonlar dahil mi?

Birden Fazla Turda Değerleme

Girişimler genellikle tek turla yetinmez. Her yeni turda şirketin değeri yeniden müzakere edilir. Burada dikkat edilecek birkaç nokta vardır:

  • Önceki turun post-money değeri, sonraki turun pre-money değerlemesiyle karşılaştırılır. Yeni turun pre-money değeri önceki turun post-money değerinin üzerindeyse yukarı tur (up round), altındaysa aşağı tur (down round) olarak adlandırılır.
  • Aşağı turlar, mevcut ortakların daha fazla seyrelmesine yol açabilir ve sözleşmede koruma maddeleri varsa bu maddeleri devreye sokabilir.
  • Çok yüksek bir değerleme, kısa vadede daha az seyrelme sağlasa da şirketin bir sonraki turda beklentileri karşılayamaması durumunda zorluk yaratabilir.

Her tur bir öncekinin üzerine eklendiği için, tüm turların bir arada nasıl bir sahiplik tablosu oluşturacağını önceden simüle etmek önemlidir.

Değerlemeye Tek Başına Bakmak Neden Yanıltıcıdır?

Yatırım turlarında yüksek değerleme çoğu zaman girişimci açısından cazip görünür. Oysa yatırım şartlarının bütünü rakamdan daha belirleyici olabilir:

  • Tasfiye önceliği: Şirket satıldığında ya da tasfiye edildiğinde paranın hangi sırayla dağıtılacağı.
  • Sulanma koruma maddeleri: Sonraki turlarda düşük değerleme olursa yatırımcının payının nasıl korunacağı.
  • Karar hakları: Yönetim kurulu yapısı ve onay gerektiren kararlar.
  • Hakediş (vesting) şartları: Kurucu paylarının zamana yayılması.

Yüksek değerlemeli ama sert şartlar içeren bir teklif, daha düşük değerlemeli ve dengeli şartlara sahip bir tekliften daha az avantajlı olabilir. Bu nedenle değerleme rakamı, şartlar özeti ile birlikte okunmalıdır.