Gelin bu oranın ne olduğunu, nelerden oluştuğunu ve getirinizi nasıl etkilediğini örneklerle birlikte inceleyelim.
Bir yatırım fonunun getiri tablosuna baktığınızda gördüğünüz rakam, hesabınıza fiilen yansıyan rakamla çoğu zaman aynıdır. Çünkü fonun giderleri günlük olarak fon fiyatından düşülür ve ayrı bir fatura olarak karşınıza çıkmaz. Bu sessizlik, maliyetlerin gözden kaçmasına yol açar. Oysa uzun vadede, getiriyi en çok etkileyen kalemlerden biri tam olarak bu giderlerdir. Fon seçerken bakılması gereken göstergelerden biri **fon toplam gider oranı (TGO)**dur.
Gelin bu oranın ne olduğunu, nelerden oluştuğunu ve getirinizi nasıl etkilediğini örneklerle birlikte inceleyelim.
Fon toplam gider oranı, bir fonun işletilmesi için yapılan tüm harcamaların, fonun ortalama net varlık değerine oranıdır. Genellikle yıllık yüzde olarak ifade edilir. Fonun bir yıl boyunca yatırımcıların birikimlerinden ne kadarını giderlere ayırdığını gösterir.
Bunu bir arabanın yıllık yakıt tüketimine benzetebiliriz. Aracın hızı ve gücü önemlidir ama aynı yolu giderken ne kadar yakıt harcadığı da en az o kadar önemlidir. Fonun brüt getirisi hız, gider oranı ise yakıt tüketimidir.
Fon giderleri yatırımcıdan ayrıca tahsil edilmez. Günlük olarak tahakkuk ettirilir ve fonun pay fiyatına yansıtılır. Yani gördüğünüz pay fiyatı, giderler düşüldükten sonraki fiyattır. Bu nedenle “yönetim ücretini ayrıca ödüyor muyum?” sorusunun cevabı genellikle hayırdır, ama ödemediğiniz anlamına da gelmez. Getirinizden zaten düşülmüştür.
Bileşenler fonun türüne ve yapısına göre değişir. Sık görülen kalemler şunlardır:
Hangi kalemlerin hangi sınırlarla uygulanabileceği, fonun kuruluş belgelerinde yazar. Bu nedenle izahname, gider yapısını anlamanın en güvenilir kaynağıdır.
Aşağıdaki sayılar tamamen varsayımsaldır ve yalnızca mekanizmayı göstermek için kullanılmıştır. Gelecekteki bir getiriyi vaat etmez.
Aynı varlıklara yatırım yapan, brüt getirisi yıllık %20 olan iki fon düşünelim. Birinin toplam gider oranı %2, diğerinin %4 olsun. Her iki fona 100.000 TL ile başlayıp 10 yıl bekleyelim.
Aradaki fark yaklaşık 82.000 TLdir. Yıllık yalnızca iki puanlık gider farkı, 10 yılda anaparanın yarısına yakın bir farka dönüşmüştür. Sebebi bileşik etkidir. Giderler her yıl getirinizden düşer ve düşen kısım sonraki yıllarda kendi getirisini de üretemez.
Bu, yüksek giderli bir fonun mutlaka kötü olduğu anlamına gelmez. Yüksek giderler, daha fazla getiri sağlayan ve bunu sürdüren bir yönetimle dengelenebilir. Önemli olan, ödediğiniz bedelin karşılığını görüp görmediğinizi değerlendirebilmektir.
Hayır. Gider oranını tek başına bir karar ölçütü yapmak yanıltıcı olur. Şu noktalar dikkate alınmalıdır:
Pratik bir yaklaşım şudur: Düşük gideri kendi başına bir erdem saymayın, yüksek gideri de kendi başına bir kusur olarak görmeyin. Bakmanız gereken, gider düşüldükten sonra elinize kalan getirinin, aldığınız riske değip değmediğidir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, izahnamedeki üst sınır ile gerçekleşen gider oranının aynı olmak zorunda olmamasıdır. İzahname azami sınırı gösterirken, fiilen uygulanan oran bunun altında olabilir. İkisine de bakmak gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Örnekteki rakamlar varsayımsaldır ve gelecekteki bir getiriyi garanti etmez. Geçmiş performans gelecekteki sonuçların göstergesi değildir.