Gelin pre-money ve post-money değerlemenin ne olduğunu, aralarındaki farkın pay oranlarını nasıl değiştirdiğini ve yatırım turlarını okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini birlikte inceleyelim.
Bir girişim yatırım turuna çıktığında masadaki ilk soru çoğu zaman şudur: “Şirketin değeri ne kadar?” Cevap bir rakam gibi görünür ama aslında iki ayrı rakam vardır. Yatırım gelmeden önceki değer ve yatırım geldikten sonraki değer. Bu iki kavramı karıştırmak, yatırımcının ya da girişimcinin beklediğinden çok farklı bir pay oranıyla karşılaşmasına yol açabilir.
Gelin pre-money ve post-money değerlemenin ne olduğunu, aralarındaki farkın pay oranlarını nasıl değiştirdiğini ve yatırım turlarını okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini birlikte inceleyelim.
Pre-money değerleme, bir girişimin yeni yatırım almadan hemen önceki değeridir. Yatırım turundaki yeni sermaye bu rakama dahil değildir. Yatırımcı ile girişimin üzerinde anlaştığı “başlangıç değeri” olarak düşünülebilir.
Değerleme, kesin bir ölçüm değil, taraflar arasında müzakere edilen bir tahmindir. Girişimin ürünü, ekibi, pazar fırsatı, gelir durumu ve büyüme verileri gibi unsurlar bu müzakereyi etkiler. Hiçbir değerleme yöntemi tek başına “doğru” rakamı vermez.
Post-money değerleme, yatırım şirkete girdikten sonraki değerdir. Basit bir formülle hesaplanır:
Post-money değerleme = Pre-money değerleme + Yatırım tutarı
Yatırımcının şirketteki pay oranı da post-money değer üzerinden bulunur:
Yatırımcının payı = Yatırım tutarı ÷ Post-money değerleme
Bu formülün püf noktası, payın pre-money’ye değil post-money’ye bölünerek hesaplanmasıdır. Burada yapılan hata çok yaygındır.
Aşağıdaki sayılar tamamen varsayımsaldır ve yalnızca hesaplama mantığını göstermek için kullanılmıştır. Herhangi bir girişimin, yatırımın ya da fonun gerçek verisini temsil etmez.
Bir girişimde toplam 1.000.000 pay bulunduğunu, mevcut ortakların payların tamamına sahip olduğunu ve taraflarca pre-money değerlemenin 8.000.000 TL kabul edildiğini varsayalım. Bir yatırımcının 2.000.000 TL yatırım yapmak istediğini düşünelim.
Pay fiyatı üzerinden de aynı sonuca ulaşılır:
Birçok kişi payı pre-money üzerinden hesaplar: 2.000.000 ÷ 8.000.000 = %25. Bu yanlıştır. Yeni sermaye şirkete girdikten sonra toplam değer büyüdüğü için doğru payda post-money değerdir. Hata, özellikle sözlü konuşmalarda “8 milyon lira değerlemeyle 2 milyon yatırım” ifadesinin hangi değerleme türünü kastettiğinin belirtilmemesinden doğar.
Aynı 2.000.000 TL’lik yatırımın, farklı pre-money değerlemelerde mevcut ortakların payını nasıl değiştirdiğine bakalım. Rakamlar yine varsayımsaldır.
Pre-money 6.000.000 TL olursa:
Pre-money 8.000.000 TL olursa:
Pre-money 12.000.000 TL olursa:
Görüldüğü gibi, aynı tutarda sermaye için pre-money değerleme yükseldikçe yeni ihraç edilen payın oranı düşer, mevcut ortakların payı daha az seyrelir.
Pay oranının azalması tek başına bir değer kaybı anlamına gelmez. Örnekteki 8.000.000 TL pre-money senaryosuna dönelim:
Kağıt üzerindeki değer değişmemiştir, ama şirketin kasasına 2.000.000 TL yeni sermaye girmiştir. Bu sermayenin ürün geliştirme, ekip ya da büyüme için nasıl kullanılacağı ve şirketin değerini artırıp artırmayacağı ise önceden bilinemeyen bir sonuçtur. Değerleme rakamı bir beklentiyi yansıtır, gerçekleşmesi garanti edilmez.
Bir girişimin pre-money değerini belirlerken tarafların baktığı başlıca unsurlar şunlardır:
Değerlemede kullanılan yöntemler (karşılaştırmalı analiz, gelir odaklı modeller, aşamaya göre kural tabanlı yaklaşımlar vb.) tahmine dayanır ve kullanılan varsayımlara göre sonuçlar önemli ölçüde farklılaşabilir.
Yatırım turlarında sık karşılaşılan bir konu, çalışan opsiyon havuzunun değerlemeye nasıl yansıtıldığıdır. Havuz yatırımdan önce oluşturulup pre-money kapsamında sayılırsa, yeni payların oranı hesaplanırken bu havuz da toplam pay sayısına dahil edilir. Bu durumda “görünen” pre-money değerleme ile mevcut ortakların fiilen aldığı “etkin” değerleme birbirinden farklılaşabilir.
Bu nedenle bir değerleme rakamını duyduğunuzda şu soruları sormak yerinde olur:
Girişimler genellikle tek turla yetinmez. Her yeni turda şirketin değeri yeniden müzakere edilir. Burada dikkat edilecek birkaç nokta vardır:
Her tur bir öncekinin üzerine eklendiği için, tüm turların bir arada nasıl bir sahiplik tablosu oluşturacağını önceden simüle etmek önemlidir.
Yatırım turlarında yüksek değerleme çoğu zaman girişimci açısından cazip görünür. Oysa yatırım şartlarının bütünü rakamdan daha belirleyici olabilir:
Yüksek değerlemeli ama sert şartlar içeren bir teklif, daha düşük değerlemeli ve dengeli şartlara sahip bir tekliften daha az avantajlı olabilir. Bu nedenle değerleme rakamı, şartlar özeti ile birlikte okunmalıdır.